Yüz Germede Şişlik Nasıl Geçer? Bir Yoldaşlık Hikayesi
O Anın Hissedilen Çekişi
Geçen hafta, bir sabah aynaya baktım ve bu dünyada yaşadığımı hatırladım. Ama sonra bir şey fark ettim: Aynadaki ben, eski ben değildi. Yüzümdeki o şişlik… Bir anda, gece boyunca yaşadığım bu tuhaf hissin, yüzümde şekil değiştirdiğini gördüm. Hani o, insanın hiç beklemediği bir anda karşısına çıkan ve onu en zor anına çekebilen bir “şey” var ya, işte o şişlik. Yüz germeden sonra, o şişlik o kadar bariz hale gelmişti ki, her gün karşılaştığım aynaya bakarken, sanki bir yabancı görüyordum.
Şişliğin ne kadar süreceği ve nasıl geçeceği konusunda pek bir bilgim yoktu. Ama içimde bir şey vardı; çaresizlik ve hayal kırıklığı. Yüzümdeki bu değişim, aslında sadece fiziksel bir şey değil, aynı zamanda duygusal bir çöküşün de habercisiydi. Kendimi daha önce hiç böyle hissetmemiştim.
Bir Adım Geriden Bakmak: Beklenmedik Bir Savaş
Yüzümdeki şişlik, sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da beni zorlamaya başlamıştı. Bunu anlatmak zor, çünkü genelde bu tür şeyler karşısında güçlü durmaya alışkınım. Ama o sabah, aynadaki “yabancı” ile bakışırken, içimde bir şey kırıldı. Bu şişlik, bana “sen yeterince iyi değilsin” diyen bir ses gibi gelmeye başlamıştı. İstediğim gibi görünmüyordum, işte bu kadar basitti. Bu şişlik, aslında başka bir şeyin sembolüydü: “Kendini her zaman mükemmel hissetmek zorunda mısın?”
Her sabah, kaygılarım ve telaşlarım arasında yüzümü yıkarken, bir yandan da içimde bu şişlikle yüzleşmenin yarattığı psikolojik baskıyı hissediyordum. Ama aslında, hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildi. Bu şişlik, belki de hayatımın dönüm noktasına doğru giderken, benim kendime daha çok zaman ayırmam gerektiğini hatırlatan bir işaretti. Şişlik nasıl geçer sorusu aslında, hayatın zor anlarında kendini sevmek ve kabul etmekle ilgiliydi.
İlk başta, bu şişliğin kaybolması için her yolu denemek istedim. Soğuk kompresler, doğal yağlar, yüz egzersizleri… Geceleri, özellikle kaygılarım arttığında, bu şişliğin geçeceğini umut ederek uyudum. Ama ne kadar uğraşırsam uğraşayım, şişlik bir türlü inmemişti. Her gün daha fazla hayal kırıklığına uğradım.
Kendine İyi Bakmanın Gücü
Bir gün, o anı yaşadım: Geceydi, Kayseri’nin o soğuk akşamlarından biriydi. O gün, iş yerinde de zor bir gündü. Yorgunluktan ve başımdan geçen onca şeyden sonra, evime geldim. Yüzümdeki şişlik biraz daha belirgindi. Yine bir kaygı saldırısıydı, ama bu sefer çok farklı bir şey fark ettim. Şişlik, aslında içimde yıllardır bastırdığım bir duyguyu ortaya çıkarmıştı. Kendimi daha iyi hissetmek için her türlü yolu denemek yerine, biraz daha kabul etmeyi ve sabırlı olmayı seçtim. Kendimi onurlandırmak gerektiğini fark ettim.
O an, yüzümdeki şişliği göz önünde bulundurarak derin bir nefes aldım. Bu şişlik belki geçmeyecek, belki de geçene kadar sabırlı olmam gerekecek. Ama bir şey vardı: Kendimi kabul etmeyi öğrenmeliydim. Şişlik geçse de geçmese de, ben yine ben olacaktım. Ve her zaman daha iyiye gitmek için bir yol vardı.
O günden sonra, şişlik bir nebze azalmaya başladı. Ama bunun sebebi, aslında cilt bakımından çok, içsel bir değişimdi. Sabırlı olmak, kendime şefkat göstermek, yavaşça iyileşmeye başlamak… Bunu hayatın her alanında görmek zorundaydım. Şişlik geçtikçe, kendimi yeniden daha iyi hissettim. Zihnimin, ruhumun ve bedenimin arasındaki bağın ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Bu sadece fiziksel bir iyileşme değil, aynı zamanda duygusal bir iyileşmeydi.
Şişlik Geçtikten Sonra Ne Kaldı?
Bir hafta sonra, şişlik neredeyse tamamen geçmişti. Ama bana o kadar fazla şey öğretti ki, sanki o şişlik, bir nevi içsel bir yolculuğun başlangıcına işaret ediyordu. O anı hatırladıkça, her şeyin sadece fiziksel bir durumdan ibaret olmadığını, duygusal anlamda da her şeyin bir yansıması olduğunu düşündüm. Şişlik nasıl geçer sorusuna verdiğim cevap, artık sadece dışarıdaki görünüme odaklanmamaktan ibaretti. İçsel dinginlik ve sabırla…
Bir zamanlar kaygılarla sarıldığım o şişlik, sonunda geçti. Ama ardında çok daha derin bir anlam bıraktı: Kendimi kabul etmek, her halimle. Şişlik belki fiziksel olarak geçer, ama içsel şişlikler, doğru anlayış ve kabullenişle geçer.
Belki de bu yazıyı okuyan sen de, kendi hayatında bir şişlikle karşı karşıyasın. Unutma, her şeyin bir zamanı ve şansı vardır. Kendini kabullenmek ve zamanın sana ne sunduğuna güvenmek, en büyük iyileşme yolculuğudur.