Çekin Kaç Gün Önceden Yapılır?
Günümüzde herkesin her konuda bir fikri var, değil mi? Hatta o kadar fazla fikrimiz var ki, bir noktada düşünmeden konuşan bir toplum olduk. Ama şu mesele var: Çekin kaç gün önceden yapılır? Bu soru, sosyal medyada gündem olmuşken ve herkes kendi doğru bildiğini savunurken, ben de bu konuda düşüncelerimi paylaşmak istedim.
Çekin yapmaya karar verenlerin, genellikle “yarın yaparım” yaklaşımıyla hareket ettiklerini görmek, bazen insanın içini karartabiliyor. Hadi gelin, bu işin güçlü ve zayıf yanlarını ele alalım. Cidden, “çekenin günü” neden bu kadar belirsiz?
Çekin Kaç Gün Önceden Yapılmalı? Bu Konuya Net Bir Giriş
Bir şeyin ne kadar önceden yapılması gerektiği, aslında o şeyin türüne ve kişisel tercihlere göre değişebilir. Çekin, genel olarak tembel insanların zamansızlıklarını ya da işlerinin yolunda gitmemesini gizlemek için kullandıkları klasik bir bahaneye dönüşmüş durumda. Ama hadi bir dakika duralım: Gerçekten de çekinmek bu kadar kötü bir şey mi?
Birçok kişi, işi son dakikaya bırakmayı kendi stratejisi olarak görüyor. Kendini motive etmek, son anın stresini yaşamak, hatta belki de yaratıcı bir şekilde sonucun mükemmel olacağına inanmak! Tüm bunlar, günümüzde gençlerin sürekli yaptığı şeyler. Peki ama bu gerçekten doğru bir yaklaşım mı?
Çekin Yapmanın Güçlü Yönleri
Buna önce olumlu tarafından bakmamızda fayda var. Çünkü evet, çekin yapmanın, bazı açılardan aslında faydalı yönleri de var. Her şeyin kesin bir zamanlamaya, plana, programa bağlı olmasına karşın, belki de son dakikaya kadar beklemek insanın içindeki yaratıcı gücü harekete geçiriyor. Mesela, son dakikada her şeyin mükemmel olacağına dair bir ilüzyon var. Bu da insanı harekete geçiriyor, çünkü aniden bir zorunluluk duygusu ortaya çıkıyor.
Örnek: Bir arkadaşım üniversite sınavına üç gün kala “ya şimdi çalışsam fena olmaz mı?” diyerek, tüm bilgileri aklında toparlayıp sınavı gayet iyi geçirmişti. Hem de bir haftadır ne sınavla ilgili bir şey okudu ne de bir strateji belirledi. Kendi başarısını bizzat şaşkınlıkla izlemişti.
Bir de işin “spontane” kısmı var. Yani işlerin biraz dağınık olması, biraz stresli bir ortamın ortaya çıkması, bazen daha verimli olmanıza bile yardımcı olabilir. Düşünsenize, bir konuyu defalarca işlemek yerine, son dakikada tükenen zamanla bir şeye odaklanmak… Bazı insanlar buna “flow” diyor. İşte, bu noktada bile gerçekten iyi işler ortaya çıkabiliyor.
Çekin Yapmanın Zayıf Yönleri
Ama şimdi de işin zayıf taraflarına geçelim. Gerçekten son dakika yaparak başarılı olanlar birkaç kişi olsa da, büyük çoğunluk için çekin yapmanın sonuçları hayal kırıklığı oluyor. “Bu kadar süreyi boşuna harcadım, ne gereği vardı?” dediğimiz o anlar da gelmiyor değil. Çekinmenin kötü yanlarından biri, hazırlık süresini kısaltması ve bu yüzden kalitenin düşük olmasına yol açmasıdır.
Bir kere, zamanı doğru planlamamak, çoğu zaman kalitesiz işlere, hatalı sonuçlara neden olur. Hani, “yapacak çok işim var, ama hiçbirine başlamadım” dediğiniz anlarda, o anın huzursuzluğuyla yatıp kalkarsınız. O yüzden son dakikaya bırakmak, aslında çoğu zaman daha fazla stressiz kalmanın değil, daha fazla kaygının kaynağı olur.
İşin bir diğer kötü yanı, bazen “çekenler” aslında sadece ertelemeyi alışkanlık haline getiren insanlar olur. Hani bir şeyin yapıldığı tarih yakınlaştıkça, daha fazla erteleme eğiliminde olurlar. Bu, bir noktada o kişiyi yetersiz hissettirebilir ve bir tür özgüven kaybına yol açabilir. Sonra da o projeye başlamakla ilgili korku, stres gibi hisler devreye girer.
Soru: Çok çalıştığınızı ve çok stresli olduğunuzu düşündüğünüzde, gerçekten verimli bir şekilde çalışıyor musunuz? Yoksa yalnızca zamanı geçirebiliyor musunuz?
Hangi Durumlarda Çekinmek Doğru Olur?
Bunu da düşünmek lazım: Çekinmek her durumda kötü bir şey midir? Tabii ki değil. Hangi alanda ve hangi koşullarda çalıştığınıza göre değişir. Mesela, bazen çok yaratıcı bir iş yapıyorsanız ve son dakikada “ilham” geldiğinde, o çekişmeye de “tamam” demek gerekiyor. Ama bir rapor ya da uzun süredir bekleyen bir proje söz konusuysa, bu biraz daha dikkatli ve planlı bir yaklaşım gerektiriyor.
Soru: Bazen gerçekten “yeterince” hazırlık yapmadan o anı beklemek mi, yoksa her şeyin mükemmel olmasını beklemek mi daha faydalıdır?
Sonuç: Çekinmek, Başarıyı Getirir Mi?
Sonuçta, çekinmek her zaman kötü bir şey değildir, ama sürekli alışkanlık haline getirilmemelidir. O anlık heyecan, “son dakikada ne yapabilirim?” düşüncesi her zaman mükemmel sonuçlar getirmez. En başta, işinize başlarken bir plan yapmanız her zaman daha sağlıklı olacaktır. Çekinmek bazen faydalı olabilir, ama bu işin dozunu kaçırmak, sonuçta sizi sadece strese sokar.
Yani, bir dahaki sefere “çekin kaç gün önceden yapılır?” sorusuna yanıt verirken, biraz daha dikkatli düşünün. Başarıyı garantileyen tek şey, o “şu an yapmıyorum” düşüncesinin ötesinde bir şeyler yapmaktır.